YAFTALAMADAN DÜŞÜNENLERE! ! !
30/5/2009 · Kategori: deneme
ilk okulda okurken çikolata yerken çok sevdiğim Türkçe öğretmenim gelip, çikolatamı benim ile paylaşmak istemişti.. Bende öğretmenim büyükler çikolata yemez dedim çocuk aklı işte .. Çünkü hep o zamanlar kendim gibi çocukları çikolata yerken görüyordum ve öğretmenim çikolatanın bir yiyecek olduğu için salt çocukların değil yetişkinlerinde çikolata yiyebileceklerini anlattı..sonra orta okul yıllarımda leo busgalianın kitapları ile tanıştım..harika bir kitaptı " yaşamak ,sevmek ve öğrenmek"...
bugün bucaya giderken yan tarafıma iki tane moda tabirle ciks 18 -21 yaşlarında mini etekli kız oturdu..yüksek sesle konuştukları için konuşmalarına şahit oldum ister istemez..
kızın biri 40 yaşındaki annesinden ve çevresinde 40 yaşındaki kadınların gençler gibi süslenip renkli cıvıl cıvıl kıyafetler giyip makyaj yapmasını çok ağır çok itici bir dille eleştiriyordu. ..kızlardan biri şımarık bir tavırla " ayy bizim gibi genç olsalar neyse " sanki kendi hiç o yaşlara gelmeyecekmiş gibi cahilce ve bağnazca konuşuyordu.. sanki 40 yaşındaki kadınların renkli kıyafetler giyeme hakkı yoktu..bence bu çok bağnaz ve çok çirkin bir düşünce..yaşı ister 50 olsun isterse 55 ya da 40 hiç farketmez her kadın istediği renkte cıvıl cıvıl kıyafetler giyebilmeli..tıpkı yukarıda ilkokul öğretmenimin belirtiği ve leo busgali'nın yaşam kokulu kitaplarında yer aladığı gibi.. neden kadınlar 40 yaşındaysa siyah ve koyu renkler giyip içlerinde ki yaşama enerjilerini öldürsünler ki ?
yanıma oturan o iki kız giyim tarzı olarak gayet modern görünümlü olsalarda düşünce olarak çoook ama çok bağnazlardı.. demek ki gerçek modernlik kılık kıyafetle değil yaşama bakış açısı ile doğru orantılıdır ve bir kez daha bunu idrak ettim....rahmetli aysel güreli hepiniz bilirsiniz ,yaşam dolu ve hep renkli renkli giyerdi..bu iki şımarık ciks ! kızı duysa sanırım onlara iki anlamlı laf ederdi...içimden Allah'ım erkek olsam asla böyle şımarık kızlara isterse dünya güzeli olsun dönüp bakmazdım dedim..zaten beyni dolu, aklen kendini aşmış bir erkekte böylesine basit düşünen kendini düşüncelerini aşmamış zavallı şımarık kızlara dönüp bakmaz bile... tabi herkesin bakış açısı kendinedir..
sonra kasımda aşk başkadır filmi geldi aklıma...
filimdeki kadın kahraman mutheşem sera...şimdi o sera gibi bir kadın bizim toplumuzda olsa o sözüm ona modern aydın erkekler tarafından bile kadıncağız anında "kaşar !" damgası ile etikeltlenirdi..oysa sera karekteri bence çok özel kendini aşmış eh birazda marjinal denilebilecek bir kadındı.. erkek olsam sera gibi bir kadını tercih ederim...
yaftalardan, etiketlerden, önyargılardan ,kalıplaşmış ve kanıksanmış düşüncelerden arınmamız dileğim ile..
ne mutlu kendini sürekli aşan ve insanları yaftalamadan etiketlemeden düşünen gerçek modern ve beyninin içi aydınlık insanlara..
bugün bucaya giderken yan tarafıma iki tane moda tabirle ciks 18 -21 yaşlarında mini etekli kız oturdu..yüksek sesle konuştukları için konuşmalarına şahit oldum ister istemez..
kızın biri 40 yaşındaki annesinden ve çevresinde 40 yaşındaki kadınların gençler gibi süslenip renkli cıvıl cıvıl kıyafetler giyip makyaj yapmasını çok ağır çok itici bir dille eleştiriyordu. ..kızlardan biri şımarık bir tavırla " ayy bizim gibi genç olsalar neyse " sanki kendi hiç o yaşlara gelmeyecekmiş gibi cahilce ve bağnazca konuşuyordu.. sanki 40 yaşındaki kadınların renkli kıyafetler giyeme hakkı yoktu..bence bu çok bağnaz ve çok çirkin bir düşünce..yaşı ister 50 olsun isterse 55 ya da 40 hiç farketmez her kadın istediği renkte cıvıl cıvıl kıyafetler giyebilmeli..tıpkı yukarıda ilkokul öğretmenimin belirtiği ve leo busgali'nın yaşam kokulu kitaplarında yer aladığı gibi.. neden kadınlar 40 yaşındaysa siyah ve koyu renkler giyip içlerinde ki yaşama enerjilerini öldürsünler ki ?
yanıma oturan o iki kız giyim tarzı olarak gayet modern görünümlü olsalarda düşünce olarak çoook ama çok bağnazlardı.. demek ki gerçek modernlik kılık kıyafetle değil yaşama bakış açısı ile doğru orantılıdır ve bir kez daha bunu idrak ettim....rahmetli aysel güreli hepiniz bilirsiniz ,yaşam dolu ve hep renkli renkli giyerdi..bu iki şımarık ciks ! kızı duysa sanırım onlara iki anlamlı laf ederdi...içimden Allah'ım erkek olsam asla böyle şımarık kızlara isterse dünya güzeli olsun dönüp bakmazdım dedim..zaten beyni dolu, aklen kendini aşmış bir erkekte böylesine basit düşünen kendini düşüncelerini aşmamış zavallı şımarık kızlara dönüp bakmaz bile... tabi herkesin bakış açısı kendinedir..
sonra kasımda aşk başkadır filmi geldi aklıma...
filimdeki kadın kahraman mutheşem sera...şimdi o sera gibi bir kadın bizim toplumuzda olsa o sözüm ona modern aydın erkekler tarafından bile kadıncağız anında "kaşar !" damgası ile etikeltlenirdi..oysa sera karekteri bence çok özel kendini aşmış eh birazda marjinal denilebilecek bir kadındı.. erkek olsam sera gibi bir kadını tercih ederim...
yaftalardan, etiketlerden, önyargılardan ,kalıplaşmış ve kanıksanmış düşüncelerden arınmamız dileğim ile..
ne mutlu kendini sürekli aşan ve insanları yaftalamadan etiketlemeden düşünen gerçek modern ve beyninin içi aydınlık insanlara..
tuana nur banu çağrı