YAFTALAMADAN DÜŞÜNENLERE !2
6/6/2009 ·
Geçen gün 9 eylül üniversitesinden vize sınavımdan çıkmış ,eve doğru yola çıkmış geliyordum.. Arabada bir çift dikkatimi çekti, kız türbanlı kısa boylu tombiş, erkek 1.80 boylarında uzun saçlı el ele tutuşmuş geziyorlardı..belliki dünya görüşleri farklıydı onları bir araya getiren hani sevgi profösörü Leo Busgalia'nin kitaplarında vurguladığı ' love love love 'yani sevgi-sevgi,sevgi - hoşgörü ve saygıydı.. Aklıma hemen benimde farklı ideolojilerden farklı inanç ve mezheplerden olmalarına rağmen aramızda sevgi, -saygı- empaty- bir diğerini ötekileştirmeyen, aksine kazanan güzel dostlarım geldi.. türkiye'nin bence bu tarz güzel dostluklara uzlaşım diyaloglarına ihtiyacı olduğu kanısındayım.. ötekileştirmek... hep derim bir diğerini ötekileştirdiğinizde aslında diğer bireyi karşıt olduğunuz düşünce sistematiğinde daha da radikalleştirip güçlenmesine neden olursunuz..farklılıkları düşmanlık olarak aft - etmek yerine adlandırmak nitelendirmek yerine farkılıkları güzellikleri dönüştürebilmektir gerçek maharet.. değil midir ki şu kainatta bile şu ölümlü yeryüzünde bile herşey zıddı ile vardır siyah beyaz ile beyaz ise siyah ile anlam kazanır ve değil mi sultan süleymana kalmayacak dünya bize de kalmayacak nedir senlik benlik kavgası..? ve değil midir ki bir çok sanat, bilim, felsefe ekolleri de farklı düşünce ve yaşam yani farklı kültürlerde ki insanların metropol şehirlerinde bir araya gelip fikir teatisinde bulunmaları neticesinde doğmuştur o halde nedir bu tek renkli pasta yeme hevesi cancağızım? esas yobazlar işte bu tek renkli pasta yeme hevesinde olanlardır ...
sevgi dolu yürek sevdiği sürece yaşar , yaşarken ölebilenler öldükten sonra da yaşar..
hazreti mevlanalar, hacı bektaşi veliler, yunus emreler gibi olabilenlere selam olsun..
kaybetmek kolay asl olan kazanmaktır.. insanları kaybeden değil kazananlara selam olsun..
düşündüğümüz, söylemek istediğimiz, söylediğimizi sandığımız, söyledğimiz, karşımızdakinin duymak istediği, duyduğu ve anlamak istediği arasından nüanslar vardır..dolayısı ile insnaların birbirlerini 'yanlış anlaması ' için 9 ihtimal vardır....
dolayısı ile hazreti mevlana rahmetullahu aleyhin dediği " ne kadar konuşursan konuş anlattığın karşındakinin anladığı kadardır " sözü bu görüşü doğrular niteliktedir..
kimse bir diğer insan gibi düşünmek idrak etmek algılamak olayları yorumlamak zorunda değildir.. herkesin bakış açısı ve doğruları kendinedir.. çünkü herkes yaşamda kendi varlığını idame ettirmek için vardır.. ve bir bireyin düşünce özgürlüğünün bittiği yerde bir başka bireyin düşünce özgürlüğü başlar... ki bunun içinde empati kültürünü yaygınlaştımamız ve bir diğerini yanlış anlama ihtimalini en aza indirmek için empati yapmamız en rasyonel yaklaşım biçimidir...
ben gelmedim dava için
benim işim sevi için
dostun evi gönüllerdir
gönüller yapmaya geldim..
yunus emre..
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşcesine.. nazım hikmet
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi,
ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeliyiz,
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeliyiz biz...
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.
hazreti mevlana rahmetullu aleyh..
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir!
TUANA NUR BANU ÇAĞRI